Blog

Gelecek 10 yılın 10 Teknolojisi – 1. Bölüm

Başta Sağlık, Ulaşım, Üretim ve İletişim olmak üzere her alanda teknolojiler olağan üstü bir hızla gelişip değişiyor. İnsanların iş ve sosyal hayatını da oldukça derinden etkileyen bu gelişmelerin ivmesi her geçen gün daha da artıyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin de itmesiyle geçen yüz yıl boyunca olan gelişmelerin daha fazlası bu yüz yılın ilk 10 yılında gerçekleşmiş bulunmaktadır.

İnternet üzerinden yaptığım bir tarama sonucu genel kabul gören ve benim de katıldığım gelecek 10 yıl içinde hayatımızı etkileyeceğine inanılan 10 teknolojiyi aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür.

ANLAMSAL (SEMANTİK) WEB – WEB 3.0

2. nesil Internet (Web 2.0) uygulamaları nedeniyle internetteki bilginin miktarı son yıllarda olağan üstü bir şekilde artmış bulunmaktadır. INTEL’e göre 2009 yılında kadar gerçekleşen toplam internet trafiği yaklaşık 150 milyon Exabyte iken sadece 2010 yılında neredeyse ikiye katlanarak yaklaşık 245 Exabyte olarak gerçekleşmiştir. 2015 yılı itibariyle genişband internet bağlantı sayısının 1 milyar, bağlantılı cihaz sayısının 15 milyar, internet üzerinden akacak trafik miktarı 1000 Exabyte değerine ulaşacaktır.

Sosyal medya, paylaşım siteleri ve güçlü arama motorları yardımıyla artık sınırsız bilgiye ulaşmak mümkündür. Ama bu durum beraberinde büyük bir bilgi kirliliğini de getiriyor. Artık bilgi bulmak değil, bulunan bilginin doğruluğunu anlamak ve doğru bilgiyi seçebilmek büyük bir sorun haline gelmiş durumdadır.
Geliştirilmekte olan anlamsal web (3. nesil İnternet yani Web 3.0) uygulamaları yardımıyla internet üzerindeki bilgiler belirlenecek kriterler ve anlamsal ilişkiler yardımıyla kendiliğinden ayıklanıp seçilebilir hale gelecektir. Böylelikle ihtiyacımız olan yararlı bilgiye erişim daha kolay ve hızlı olacak.

Bu, kullanıcılar açısından hız ve kolaylık sağlarken hizmet sunucular açısından da pek çok yeni uygulama ve hizmet türünün ortaya çıkmasına imkan verecektir.

Örneğin bilgisayarınız ya da kullanıcı profiliniz (account), size özel bilgilerinizi (meraklarınız, ilgi alanlarınız, mesleğiniz,yaşınız, cinsiyetiniz vb.) kullanarak size özel ekranları karşınıza getirebilecektir. Başka bir deyişle, 50 yaşındaki bir kişi ile 10 yaşındaki çocuk aynı WEB adresine girse ya da arama motorlarından aynı konuyu sorgulasa bile karşılarına çıkacak bilgi kendi profillerine uygun ve farklı olabilecektir.

BULUT BİLİŞİM

Bulut Bilişim, belirli bir teknolojiye karşılık gelmeyip çeşitli erişim ve bilişim teknolojileri ile altyapılarının bir bulut içinde toplandığı, kullanıcıların verilerinin ve kullanacakları uygulama yazılımlarının kendi bilgisayarında değilde uzaktaki bir bilgisayarda tutulduğu ve gerekiyorsa orada işlendiği; sözkonusu bu veri ve yazılımlara erişimin internet üzerinden yapıldığından kullanıcıların sahip oldukları erişim cihazlarının (bilgisayar, tablet, akıllı telefon vb.) teknoloji ve kapasitesinin öneminin kalmadığı ve kullandıkça öde mantığının yaygınlaştığı yeni bir yaklaşımı ifade etmektedir. Günümüzde, yeni yeni hayata geçmeye başlayan yaklaşım giderek hızla yaygınlaşacak ve önümüzdeki on yılın temel bilişim modeli haline gelecektir.

Bulut Bilişim’in sağladığı en önemli avantaj, ortak kaynak havuzları ve kaynakların ortak kullanımı sayesinde maliyetlerin düşmesidir. Bulut Bilişim kaynaklarının maliyeti, benzer bir ortamı satın alıp işletmenin toplam sahip olma bedelinden (TCO -Total Cost of Ownership) daha düşüktür. Çünkü;

  • Cihazlar/sistemler satın alınmadığı için, ödenen bir ilk maliyet bulunmamaktadır. Yatırım maliyeti son derece azdır, kaynaklar hizmet olarak satın alındığından sadece işletme maliyeti ortaya çıkmaktadır.
  • Kullandığın kadar öde modeli söz konusu olduğundan kullanılmayan/atıl durumdaki kaynaklar için herhangi bir ödeme sözkonusu olmamaktadır.
  • Kullandıkça öde modeli ile Lisanslama maliyetleri ortadan kalkmakta, kullanılmayan yetkinlikler için her hangi bir maliyet oluşmamaktadır.
  • Sahip olunan sistemlerin idamesi, güvenliği ve güncelliği için ne personel ne de parasal kaynak ayrılmasına gerek kalmamaktadır.
  • İhtiyaç duyulan bilişim kaynaklarında oluşan değişimler (artma ya da azalma yönünde) çok daha kolay ve düşük maliyetle karşılanabilecektir. Özellikle dönemsel yada anlık kapasite artış ihtiyaçları süpriz maliyetlerle değil önceden belli birim fiyatlarla ve daha düşün bedellerle karşılanabilmektedir.
  • Servis sağlayıcıları yüklü alımı nedeniyle ölçek ekonomisi avantajından küçük çaplı alımlara göre daha fazla yararlanırlar.

Bulut Bilişim’in sunduğu bir imkan olan her yerden erişim, geleneksel yapı ve yaklaşımlardan onu ayıran en önemli özelliklerin başında gelmektedir. Geleneksel iş modelleri ve iş yapış biçimleri hızla değişmekte olup her alanda zamandan ve mekandan bağımsız olabilme temel bir gereklilik halini almaya başlamıştır. Bulut Bilişim iş dünyasına bu imkanı olanca genişliği ile sunabilmektedir.

ELEKTRONİK KAĞIT

Elektronik kağıt uygulamalarının yardımıyla Bilgi ve İletişim Teknolojileri bugün bildiğimizden çok farklı bir hale dönüşecektir. Gelişmiş elektronik kağıt teknolojisi basında, yayıncılıkta, mimaride, reklamcılıkta, ev, ofis ve sokaklarda çok farklı uygulamaların karşımıza çıkmasına imkan verecektir. Kağıt gibi esnek ve yeniden kullanılabilir özelliklere sahip olacak değişik boyutlardaki elektronik kağıtlara saniyeler mertebesinde yüklenen, silinen, yeniden yüklenen ya da güncellenen veriler, yazı, resim ya da video olarak görüntülü hale gelecektir.

Basılı yayınlar (kitap, gazete, dergi), reklam afişleri, duvar panoları, ürün etiketleri elektronik hale gelebilecek, değişik yer ve zamanlarda isteğe ve ihtiyaca göre değiştirilebileceklerdir.
Esnek, katlanabilen, duvara yapıştırılabilen ekranlar sayesinde TV yayın, sunum ve bilgilendirme yeni boyutlar kazanacaktır. Kamusal alanlarda herkesin kullanabildiği “yüzey bilgisayarlar” mümkün hale gelecektir.
Aktif matriks teknolojisi OLED (Organic Light Emitting Diode) ile geliştirilmekte olan bu ekranlar halen laboratuar ortamında geliştirilmiş olup makul fiyatlarla ticarileşmesi beklenmektedir.

GERÇEK ZAMANLI TERCÜME

İnternet sayesinde fiziksel sınırların ortadan kalktığı, zaman ve mekan farklılıklarının anlamsızlaştığı dünyamızda dil hala en önemli problem olarak ortatadır. Küreselleşmenin de bir sonucu olarak İngilizce, hızla yaygınlığını arttırmaktadır. İnternet üzerindeki içeriğin çok büyük bölümünün halen İngilizce olması, bir yandan kültürel bir baskılama yaratırken ve aynı zamanda internetin daha etkin kullanımını da olusuz yönde etkilemektedir.Bilgi işlem hızlarının son yıllarda olağan üstü artması ve ses tanıma teknolojilerinin oldukça gelişmesinin de bir sonucu olarak gerek metin ve gerekse konuşma içeriklerinin gerçek zamanlı tercümesine imkan verecektir. Henüz tatminkar olmasada bazı uygulamalarını görmeye başladığımız bu teknolojiler sayesinde insanlar, internet üzerindeki bilgilere istedikleri dilde erişebilecekler, radyo / TV yayınlarını istedikleri dilde izleyip dinyelebilecekler, hatta telefonun ucundaki insanların her biri kendi dilinde konuşarak anlaşabileceklerdir.

Tarih: 24.01.2012 16:45 Yazar: Ahmet Hamdi Atalay

Yazar'a Soru Sorun!

eBülten Üyeliği

Tüm yeniliklerimizden haberdar olmak için eBültenimize kayıt olun!