Blog

Geçmiş – Şu An – Gelecek

Teknoloji alanında bugüne dek yapılanlar ve yapılmayanlar yaşantımızı, alışkanlıklarımızı belirliyor. Şu anda yaptıklarımız ve yapmadıklarımızın da yarını belirleyeceğini muhakkak

  • Tüplü devrelerden bilgisayarlara; röleli telefon santrallerinden-cep telefonları ve akıllı mobil cihazlara kadar bir sürü teknolojik değişim yaşadık. Özellikle radyodan televizyon, HD kablolu TV’ye oradan “video on demand” e, film oynatıcılardan Beta-Max’a, VHS‘ye oradan VCDDVD’ye yaşananlar, göreceli olarak kısa bir zaman dilime yayıldı.
  • Bunların hepsi zihinlerde oluşan hayaller ve inançla başladı. Yatırım ve çok çalışma ile de hayata geçti. Kısacası, geçmişin hayalleri bugünün gerçekleri oldu.

Gelin hep beraber hayatı güzelleştirecek hayaller kuralım, sırayla bunları gerçekleştirelim. Geleceğin teknolojilerini ve ürünlerini hep birlikte biz belirleyelim. Bunu yapabilecek hayal gücüne, bilgi birikimine, isteğe ve enerjiye sahibiz. Yani Nasrettin Hoca’nın dediği gibi un var, şeker var, yağ var neden helva yapmıyoruz.

Hayal kuralım, planlayalım, gerçekleştirelim ve geleceği şekillendirelim.

Ben gerçekten çok şanslı bir insanım. Bunu hem özel hayatımda sahip olduğum ölçülemez değerlerden dolayı, hem de bir mühendis olarak hayatım boyunca elektronik ve bilgisayar teknolojilerinde olan gelişmelere şahit olduğum ve olmaya devam edeceğim için söylüyorum.

Radyo ile doğdum. Televizyonun siyah beyaz, haftada sadece birkaç gün ve birkaç saat yayın yaptığını, yıllar sonra ekranların renklendiğini, özel kanalların kurulduğunu ve zaman içinde televizyonun, herkesin hayatında bir aile bireyi gibi yer aldığını ve onsuz olunamadığını, günün TV ile başlayıp TV ile sonlandığını gördüm.

Amerika ve Rusya’nın, uzaya önce maymun sonra insan gönderdiklerine ve sonra da aya ayak basıldığına şahit oldum. Jules Verne’in hayal edip kitaplara yazdığı şeylerin pek çoğu gerçek olmuştu.

Gençlik yıllarımda “Uzay Yolu” dizisi ve Atılgan’ın lideri Kaptan Kirk vardı. Orada uzay gemisi Atılgan’ın içindeki kapılar kayarak açılıp kapanıyordu ve haberleşme cihazı denilen cihazlarla herkes her yerden birbiri ile konuşabiliyordu. Bir yerden bir yere ışınlanarak gidiyorlardı. Dizinin senaryo yazarlarının önce hayallerinde gerçekleştirdikleri sonra dizide görselleşen hayaller (ışınlama hariç) gerçek oldu. Kayan kapılar ve cep telefonları o gün kurulan hayallerin sonucu. Isaac Asimov un robotlarla ilgili bilim kurgu romanları robot teknolojisinde ilham kaynağı oldu ve yapay zeka hala üzerinde çalışılan bir konu.
Yakın bir gelecekte, erişim hızımız, kullandığımız cihazların hızı, kapasitesi çok artacak ve “gerçek bant genişliği” ile tanışacağız.

Genişbant kullanımının hızla yaygınlaşması ve geleneksel uygulamalara multimedya servisleri, anlık mesajlaşma, görüntüleme sistemleri gibi pek çok yeni uygulamanın süratle eklenmesi, hem bağlantı hem hız anlamında kapasite artışını da beraberinde getirecek. Dolayısıyla biz son kullanıcılar daha pek çok yeni uygulamalayla daha tanışacağız ve genişbant sayesinde bunlara hızlı bir şekilde ulaşacağız.

M2M-(makinadan makinaya iletişim – Machine to machine) yani her cihazın – arabalar-evler-su/elektrik sayaçları-ısıtma/soğutma cihazlarının birbiriyle haberleşebilmesi, mümkün olacak. Bulut altyapısı ile çok daha az yatırım ile firmaların kendi bünyelerinde yapmak zorunda oldukları bir takım işler uzman firmalar tarafından sağlanacak, böylece ciddi tasarruflar elde edilecek.

Servislerde ve hizmetlerde kişiselleşme – yani müşteriye özel ürün, hizmet ve çözümlerin sağlanması – daha da yaygınlaşacak.. İstediğimiz filmi/TV programını dilediğimiz zaman istediğimiz yerde seyretmek, araba alırken üzerindeki süslemeleri ve aksesuarları seçmek, tasarladığımız ayakkabıyı ürettirmek gibi.

Kullanılan aletler ve onların teknolojileri nasıl değişiyorsa bizler de, alışkanlıklarımız da, algılarımız da paralel olarak değişiyor. İş yapış tarzlarımız, kişisel ilişkilerimiz değişiyor ve değişecek. Bu teknolojik gelişmelerin sosyal hayatları nasıl etkileyeceği ve negatif etkilerinin engellenmesi ayrıca düşünülmesi gereken bir konu.

Her şey akılda başlıyor, bir mimar binasını, bir yazılımcı yazılımını, bir mühendis yapacağı cihazı ilk olarak zihninde tasarlıyor; yani her şey zihnimizde oluşan düşünce ile başlıyor ve çok çalışılarak gerçekleşiyor. Ama zihinde oluşmadan gerçekleşmesi mümkün değil.

Zihninize gem vurmayın onu serbest bırakın! Yeni gelişmeler, hayatımızı kolaylaştıracak buluşlar ancak böyle mümkün olabilir. Türkiye’nin teknoloji lideri olabilmesi ancak yaratıcı fikirleri ortaya atmakla ve bunları çok çalışarak gerçekleştirmekle mümkün. Atatürk’ün çocukları olarak bunu gerçekleştirebilecek asil kana sahibiz.

Anın değerini bilerek, birlikte, ileriye ve faydalı yeniliklere ulaşmak dileğiyle.

Tarih: 12.03.2012 22:07 Yazar: Rıza Durucasugil

Yazar'a Soru Sorun!

eBülten Üyeliği

Tüm yeniliklerimizden haberdar olmak için eBültenimize kayıt olun!