Blog

Durma düşersin! – Öğrenip gelişmeyen bir organizasyon sürekliliği koruyamaz.

Günümüz modern dünyasında, teknolojinin, ekonominin, sosyal ve politik hayatımızın değişim ivmesi, tarih boyunca olduğundan çok daha hızlı. Bu değişim iş dünyasında da kendini gösteriyor. Ancak bir organizasyonun varlığını ve yetkinliğini sürekli kılmak için salt değişime uyum sağlaması ve ayak uydurması yeterli değil. Aynı zamanda değişimi getirmesi ve evrimleşip dönüşmesi de adeta bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor.

Geçmişte şirketleri ya da bireyleri başarıya ulaştıran birtakım yetenek ya da yöntemlerin de zaman içinde yerlerini dönüşüme olanak sağlayan ve ayrım yaratan yeni becerilere bırakması ya da zaman içinde evirilmesi artık bir gereklilik. Bunu başaramayan organizasyonlar orta/uzun dönemde kaçınılmaz olarak ya küçülecek ya da sahneden yavaşça silinecek. Örneğin Apple iPod’u yaratıp pazarı ele geçirdiğinde yenilik/gelişim yolunu kapatıp başarısı ile yetinseydi, şu anda 418 milyar $ pazar değeri ile dünyanın en değerli 1. şirketi olmayı başaramazdı. Zira zamanla pazarda iPod doygunluğa ulaşınca satışlar düşmeye başladı. Onun yerine yeniliği, yaratıcılığı ve ilerlemeyi şirketin/çalışanların tüm hücrelerine yedirip iTunes, iPhone, iPad, Apple TV, ..vs gibi devrim niteliğinde ürünler ortaya çıkardı.

Günlük yaşamımızda artık hepimiz bir akıllı telefonu, tablet bilgisayarı, akıllı televizyonu, otomatik kombiyi, ..vb iyi kullanabiliyoruz. Yanı sıra, kendi uygulamalarımızı geliştirmemiz, inovatif görüşlerle içinde olduğumuz sistemi besleyip büyüterek ilerleme kaydetmemiz gerekiyor. Tıpkı Apple gibi!

Açık bir biçimde görülüyor ki ilerlemenin yolu değişmekten geçiyor. Bunu sağlamak için de ön koşul değişim yönetiminin organizasyonun liderlerince ve paydaşlarınca doğru yapılandırılması. Çok özde amaç, kısa dönem kazanımları yerine değişebilen, hızla uyum sağlayan, çoğunluğun önünde giden, yenilik ve buluşları kendi içinden doğurarak evrimleşen ve dönüşen bir ekosistemi ve yapıyı oturtmak olmalı.

Değişimi sağlıklı kılan 4 ana anahtar noktaya gelmeden önce daha değişik yaklaşımları seçmenin 3 nedenine değinelim.

  1. Doğru soruları belirle ve sor: Liderler sorunları çözmeye, yanıtları aramaya değil doğru soruları belirleyip/sorarak ekiplerini geliştirmeye/yönlendirmeye ve ilerlemeyi önleyen eksiklikleri azaltmaya odaklanmalı. Böylelikle bireyler ve takımlar kendilerine verilen görevleri sorgulamadan yapmayı kanıksamak yerine sorumluluk bilincini sırtlanarak sürekli gelişim eğrisini kazanabilirler.
  2. Değişim bir ekip işidir: Liderler, eğer ekiplerini değişim yönetiminde ve süreçlerde çözümün parçası yapmazlarsa değişim hızını yitirirler. Ekibin katkı sağlaması, daha sonra o programları yürütecek kişilerin anlayışının da sürecin girdisi olmasını beraberinde getirir. Ekibin istekli olması ve esnek düşünce yapısına sahip olması değişimin ana paydasıdır.
  3. Değişim derinleşmenin çarpanıdır: Pek çok konuda genelleşme çoğumuzun tercih ettiği bir eğilim olmasına karşın, belirli konularda uzmanlık kazanma o konularda yeni düzenlemelere gereksinim duyma, daha çok soru sorma, geliştirmeleri sürece ekleme evrimleşme ile doğru orantılıdır.

Değişmek için çok özde bilinçli devinmek gereklidir. Bu bilinci getiren 4 anahtar nokta:

  • Hedefin belirlenmesi: Organizasyon neye evirilecek bilinmeli, müşterilerin/tüketicilerin gereksinimleri ve organizasyonun yetkinlikleri öz alınmalıdır.
  • Hazır olunması: Görüş eyleme dönmeden önce planlı bir biçimde yapılması gerekenler, artık yapılmaması gerekenler ve değişmek adına atılması gereken adımlar belirlenip planlanmalıdır.
  • Değişim anlık değildir, yönetilmesi gereken bir süreçtir: Değişimi bir görev değil yaşam biçimi haline getirmek ve buna olanak sağlayan yapıyı kurmak önemlidir. Süreç boyunca genel bilgilendirme, ekibin çözümün parçası yapılması ve ilerlemenin izlenmesi değişim yönetiminin olmazsa olmazlarıdır.
  • Değişimi sürekli kılmak ana amaçtır: Sürekliliği olmayan değişim, elde edilen etkinin korunmamasını ve eninde sonunda yerinde saymayı/duraklayıp gerilemeyi getirir. Öğrenmek bitmeyen bir eylemdir. Sorgulamak, iyileştirmek için inisiyatif almak ve sahiplenmek değişimi de beraberinde getirecektir.

Özet çıkarım, organizasyonların, değişimi yaşaması, çoğulcu katılımla katkı sağlanan bir sisteme dönüşmesi, süreklilikleri ve sağlıklı ilerlemeleri için bir koşuldur.

Tarih: 16.02.2012 21:53 Yazar: Aytül Arısoy

Yazar'a Soru Sorun!

eBülten Üyeliği

Tüm yeniliklerimizden haberdar olmak için eBültenimize kayıt olun!