Blog

Bulutların Üzerinden Çevreye Bir Bakış

Dijital verinin kullanımının giderek artmasıyla, kurumların olduğu kadar kişilerin de dikkate almaya başladığı bir problem ortaya çıktı: veri depolama (data storage). Veri depolamanın vazgeçilmez bir ihtiyaç haline dönüşmesiyle, eskiye göre daha ekonomik çözümler bulmak zorunluluk haline geldi. Bugün, kullanıcılara, giderek artan ihtiyacı karşılayacak ve artık dosya silmeyi gerektirmeyecek şekilde 7Gb’ye yakın boyutlarda ücretsiz depolama limitleri sunan e-posta sağlayıcıları var. Sadece basit bir üyelik gerektiren dropbox uygulamaları, şirketler ve kurumlar için veri depolama imkanı sunuyor. Bunun yanında, kullanıcılar flash disklerini yanlarına almadan bulut bilişim sayesinde internet olan her yerden dosyalarına ulaşabiliyorlar. Ancak internet üzerinden dosya depolama ve görüntülemenin artması ve akıllı mobil cihazların kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bilgi güvenliği konusu gitgide önem kazanmaya başladı. Çünkü servis sağlayıcılar istedikleri zaman buluttaki verilere erişebiliyorlar.

Gartner Research’ün raporuna göre, 2016 yılı sonunda birçok firma verilerinin büyük kısmını buluta aktarmış olacak. Güvenlik sertifikaları, sigorta poliçeleri ve dijital bilginin güvenliği ile ilgili yasaların ve kuralların önemsenmesi ile muhtemelen, bulut bilişim, firmalar tarafından artık daha güvenli ve faydalı bir teknoloji olarak karşımıza çıkacak.

Kurumların bilgi güvenliği konusundaki tereddütlerinden dolayı, bulut bilişime adaptasyon trendleri henüz kestirilemiyor. Gartner Research’e göre kurumlar ilk aşamada hibrid bilişime odaklanmalılar. Hibrid bilişimde, bazı harici servislerin bulut bilişim ile hizmet vermesini sağlarken, bazı servis ve uygulamaların dahili “storage” cihazları ile bir arada kullanılması söz konusu. “Data center”lardaki “storage” ihtiyacı arttıkça, operasyondan sorumlu kişilerin üzerine düşen yük de artıyor. Çünkü gerek fiziksel olarak kapladığı yer, soğutma problemi, ekonomik sebepler, enerji sarfiyatı açısından, gerekse de CO2 salınımı ile çevreye verdiği yan etkilerin minimum düzeyde olmasından dolayı bulut bilişim daha avantajlı bulunuyor.

Aslında enerji sarfiyatı açısından bulut bilişimin ne kadar katkı sağlayacağına dair henüz yayınlanmış bir çalışma yok, yalnızca tahminler bulunuyor. Üstelik bulut bilişime geçen kurumlar açısından bir katkısı olsa bile, bulut bilişim hizmeti veren sağlayıcılar açısından dünyaya hala CO2 salınımı yapılmaya devam edileceği de bir gerçek. Enerji kullanımı ve CO2 salınımını azaltma konusunda HP’nin çevre sorumluluğu açısından ödül almış bir Veri Merkezi var: Wynyard Data Center. İngiltere’deki bu merkez, hem Avrupa’nın en büyük veri merkezi olma özelliğini taşıyor hem de 2008’de Green Data Center Award ödülünü almış. Binanın çatısında biriktirilen yağmur suları, çevre sulama ve yangın söndürme sistemlerinde kullanılıyor ve içerideki hava kuruluğu arttığında nem seviyesini yükseltmeye yarıyor. Yine çatıda yansıtıcı bir malzeme ile güneş ışığının mümkün olduğunca az absorbe edilmesi sağlanıyor. Bununla birlikte tesisin enerjisinin bir kısmı rüzgar enerjisinden kazanılıyor. Soğuk Kuzey Denizi havası içeride devir daim ettirilerek sistem odasındaki soğutmayı sağlıyor. Tüm “rack”lerde ve duvarlarda beyaz renk kullanılmış ki aydınlatma ihtiyacı daha düşük olsun. Sadece gerektiği zaman aydınlatma sağlamak için de sensörler kullanılmış.

Veri merkezlerinin enerji tüketimi son 5 yıl içerisinde ikiye katlanmış durumda. Önümüzdeki 5 yılda da iki katı veya daha fazlasına çıkacağı düşünülürse, kurumlar hangi depolama yöntemini tercih ederse etsin, 100 milyar kW-saatlere varan bir enerji tüketimine mal olacağı öngörülüyor.

HP’nin buna da ilginç bir çözüm önerisi var; 10.000 ineği olan bir mandıra yakınlarına kurulabilecek 1 MW kapasiteli veri merkezi ile çevreye sürdürülebilir katkı sağlanabilir. Bir ineğin günlük ürettiği 55kg gübreden ayrıştırılan metan gazı ile 3kW-saatlik elektrik enerjisi sağlanabilir ve bu enerji veri merkezinin soğutmasında ve güç ihtiyacında kullanılabilir. Böylece metanın sera gazı etkisi de azaltılabilir. İlk bakışta bağlantısız görünse de mandıralar ve veri merkezleri iyi birer iş ortağı olabilirler!

Tarih: 10.05.2012 10:54 Yazar: Nihan Namoğlu Cengiz

Yazar'a Soru Sorun!

eBülten Üyeliği

Tüm yeniliklerimizden haberdar olmak için eBültenimize kayıt olun!